Obezite ; vücut yağ oranının sağlığı tehdit edecek oranda artmasıdır. Diğer bir ifade ile boya göre vücut ağırlığının %20 ve üzeri artmasıdır. Son yıllarda hızla artış gösteren çağın hastalığı obezite önemli bir sorun haline geldi. Aşırı şişmanlık anlamına gelen obeziteyi saptamak için ağırlık ve boy ölçümleri gibi kolay ölçümler yapılmaktadır. Bu anlamda en çok kullanılan indeks Beden Kitle İndeksi’ (BKİ)dir. BKİ, vücut ağırlığının boyun metre cinsinden karesine bölünerek hesaplanması ile bulunur . ( BKİ= ağırlık/ boy (m2) ). Eğer BKİ 18’in altında ise aşırı zayıf(kaşektik), 18-24.9 arası ise normal, 25-29.9 arası ise hafif kilolu, 30-34.9 arası ise 1.dereceden obez,35-39.9 arası ise 2.derece obez, 40 ve üzeri ise 3.derece(süper) obez olarak kabul edilir.

VÜCUT YAĞ ORANI NASIL SAPTANIR?

1-VÜCUT YAĞ DAĞILIMINA GÖRE; eğer yağ dağılımı daha çok bedenin alt kısımlarında( kalça vb) ise buna JİNOİD (ARMUT) yapılı şişmanlık denir ve daha çok bayanlarda görülür. Yağ dağılımı bedenin üst kısımlarında (karın ve bel çevresi) ise buna ANDROİD (ELMA) yapılı şişmanlık denir. Yine bel/kalça oranı vücut yağ oranını saptamada önemli bir ölçüm biçimidir. Eğer bel/kalça oranı kadınlarda 0.85’ten,erkeklerde ise 1’den büyükse abdominal şişmanlık söz konusudur. Pratik olarak bel çevresi erkekler de 94 cm'yi kadınlarda ise 80 cm'yi geçmemelidir.

2- DERİ KIVRIM KALINLIĞININ ÖLÇÜLMESİ; Biseps,triseps,subskapular deri kıvrım kalınlğı ölçülür,denklemler aracılığı ile vücut yağ yüzdesi,yağsız yüzdesi hesaplanır.

3-ÜST ORTA KOL YAĞ ALANININ SAPTANMASI

4-LABARATUVAR YÖNTEMLERİ İLE VÜCUT YAĞININ SAPTANMASI

ŞİMANLIK KAÇA AYRILIR?

1.Yaşa Göre Şişmanlık: çocukluk ve ergenlik döneminde yağ hücre sayısı artar ve ağırlık kaybı oldukça güçtür

2. Yağ Dağılımına Göre: homojen yağ dağılımı,anraoid, ve jinoid tip yağ dağılımı

3.Vücut Yağ Yüzdesine göre: vücut yağ oranı %20 ve üzeri ise

4.BKİ’ye Göre: BKİ 30 ve üzeri ise obez

5.Görünüşe Göre :ince yapılı,orta yapılı,kalın yapılı

OBEZİTENİN NEDENLERİ

Çağın baş belası obezitenin bir çok nedeni vardır. Bunlar; genetik,aşırı yeme,fiziksel aktivitenin aşırı az oluşu veya hiç olmaması,yağlı besinlerin fazlaca tüketilmesi,düzensiz beslenme,öğün atlama,hızlı yemek yeme,yemek yerken başka işle meşgul olma,enerjisi yoğun hacmi az olan fast food tarzı beslenme,yeteri sıvı alınamaması,bilgisayara bağımlı bir hayat tarzının her geçen gün artması,endokrin ve metabolik hastalıklar(cushing sendromu,DM,hipotroidizm,insülinoma vb),psikolojik sorunlar,bazı ilaçlar(antidepresanlar,antihistaminikler,kortikosteroidler gibi),çevresel nedenlerdir.

Aşırı kilo ile birlikte, tip2 diyabet,dislipidemi,solunum güçlülüğü,safra kesesi hastalıkları,metabolik sendrom,sleep apne,eklem ağrıları,üreme hormonlarında bozukluklar,hipertansiyon,KKH,hiperürisemi,gut gibi hastalıklar baş gösterir veya daha da kötü bir hal alır.

OBEZİTEYE KARŞI SAVAŞ NASIL OLMALI

Son yıllarda obezite oranının hızla artması obezite ile mücadelede farklı meslek grubunda olan şahıslar bundan faydalanmak için hiçbir bilgi ve hakka sahip olmadan,hastalara diyet yazma,beslenme hakıkında bilinçsizce konuşma zahmetinde bulunmaktadırlar. Spor hocasının,doktorun,gıda mühendisinin,veterinerin,gıda teknikerinin ve daha ismini yazma zahmetinde bulunmak istemediğim bir sürü alandan şahıslar ellerinde internetten kirli bilgilerle doldurdukları diyet liseteleri ile haydi gel zayıfla kampanyasını çoktan başlatmışlar bile. Birkaç kuruş para için başkasının mesleğine el atmak büyük bir saygısızlık olduğu gibi işin uzmanı olmayan kişiler tarfından verilen diyetler hastaları ölüme kadar götürebilecek yanlışlıklarla dolu. Diyete ihtiyacı olan kişilerin bu konu hakkında yeterince duyarlı olması ve beslenme ve diyet uzmanı olmayan birinin tavsiyelerine asla kulak asmaması gerek. Bunu ön bilgi olarak sunduktan sonra şunları yapmamız da fayda vardır.

-İster kilolu,ister zayıf,ister çocuk,ister yaşlı,ister emzikli,ister gebe,ister sağlıklı,ister hasta her kim olursa olsun mutlaka diyetisyene gidip sağlıklı beslenmek için danışmalıdır. Bu bizim sağlıklı ve rahat hayat sürdürmemiz için olmazsa olmaz hayat felsefemiz olmalıdır.

-Bir beslenme uzmanı tarafından beslenme durumu değerlendirilmelidir.

-Risk faktörü belirlenmelidir.

-Ağırlık artışını önleyici tedbirler alınmalıdır.

-Yağdan ksıtlı bir beslenme programı uygulanmalıdır( enerjinin %18-20'i yağdan gelcek)

-Bol bol su tüketilmelidr.( gün de en az 2 litre)

-Günlük düzenli fiziksel aktivite olmalıdır.( en az 45 dk yürüyüş-egzersiz)

-Hızlı kilo vermeden sakınılmalıdır. Zayıflama hızı ; 1kg/hafta Ya da 6 ay boyunca olduğu ağırlığın %10'u altına inilmelidir.

-Bulunduğunuz yer,yaptığınız iş ne olursa olsun hareketli biri olmaya önem gösterin,sürekli oturmaktan kaçının.

-Beslenme ve diyet uzmanınızla mutlaka irtibat halinde olun düzenli aralıklarla kontrole gidin

-Diyet uzmanınızın size verdiği diyetten farklı bir diyet uygulamayın. Televizyonda şunu duydum,teyzem bunu dedi,şunu yesem zayıflayacakmışım gibi kulaktan duyma bilgilerle hareket edip kendinizi riske sokmayın.

-Pratik olarak obez biri için kilo başına 20 kkal enerji verilir. Bunu bilerek hareket edin.

-Hacmi az kalorisi fazla besinlerden sakının.

-Asitli,gazlı,şekerlli içecekler içmeyin.

-Sigara ve alkol kullanmayın

-Uzmanınız kontrolünde bütün besinlerden almaya çalışın

-Çocuğunuzu TV,bilgisayar vb araçlar karşısında büyütmeyin

-Size uygun olan saatlerde ailecek çıkıp yürüyüş veya egzersiz yapın

-Hane halkı olarak beslenme konusunda birbirnize yardımcı olun.

-Varsa evde kilosundan şikayetçi biri onunla ilgilenin ve psikolojik destek verin

-Şu başınıza bela olan ve sizi her açıdan kısıtlayan kilolardan kurtulmak için kararlı olun ve diyetisyeninizle el ele verin.

-TV,internet vb medya araçlarından duyduğunuz zayıflama ilaçlarını almaya kalkışmayın bu sizin sonunuz dahi olabilir. Bu konuda duyarlı ve bilinçli olun.

-Kilo verme konusunda sabırlı olun. Nasıl ki kilolarınızı hemen almadıysanız,hemen de vermeye kalkışmayın.

- Yüzünüzden gülümsemeyi eksik tutmayın.....