Diyabet hastalığı,endojen insülin salgısının tam veya kısmen salgılanamaması sonucu oluşan hiperglisemi ile karekterize karbonhidrat,protein ve yağ metabolizmasının bozulduğu kronik bir hastalıktır.

Diyabetin Sınıflandırılması;

A-Klinik sınıflamaa) Primer diyabet; 1-tip 1 diyabet(insüline bağımlı diyabet) 2- Tip 2 diyabet(insüline bağımlı olmayan diyabet). 3-Malnutrisyon diyabeti 4-Gestasyonel diyebet 5-Diğerleri. b) Glükoz Tolerans Bozukluğu (IGT)

B-İstatistiksel risk grupları1- Mody;gençlerde görülen otozomal dominant geçişli insüline bağımlı olmayan diyabettir. 2- J Tipi Diyabet; Uzak doğuda daha çok görülen bu diyabet,beslenme ile ilgili pankreasta kalsifikasyon ve organik bozuklukla seyreden diyabettir.

İnsülinin Görevi Nedir; İnsülin glikozun hücre içine girmesini ve hücrede kullanılmasını sağlar aynı zaman da insülin kan glikoz konsantrasyonunu ayarlar. Kana fazla glikoz girerse hiperglisemi, kana az glikoz girerse hipoglisemi oluşur. İnsülin ayrıca aminoasitlerin de hücre içine girmesini sağlayarak kas kaybının oluşumunu ve negatif azot dengesinin olmasını engeller.

İnsülin Sekresyonunu Uyaran Faktörler; keton cisimler,aminoasitler,GIS hormonları,parasempatik sistem,serbest yağ asitleri,B-adrenerjik faktör.

İnsülin Sekresyonunu Engelleyen Faktörler;stres,alfa-adrenerjik faktör,trawma.

DİYABETİN TANI KRİTERLERİ ( WHO) :

-Post prandial plazma glikozunun 200 mg/dl’den fazla olması

-Açlık kan glikozunun 126 mg/dl’den fazla olması

-Oral glikoz tolerans testi (OGTT) sırasında 2.saatteki kan glikozunun 200 mg/dl ‘ den fazla olması.

TİP 1 DİYABETİN KLİNİK BULGULARI:

Glikozüri,poliürü,polifaji,polidipsi,kilo kaybı,bulanık görme,sık enfeksiyonlar,yorgunluk ve halsizlik.

DİYABETİN TAKBİNDE KULLANILAN TANI TESTLERİ:

1-HbA1c (glikozillenmiş hemoglobin) ; % 4-6.5 normal düzeyidir. 2-3 aylık glisemik kontrolü gösterir. Diyabet hastaların HbA1c düzeyleri %6 ‘nın üstündedir.

2- İdrarda glikoz ölçümü; bir günlük toplam idrarla birlikte 40-70 mg glikoz atımı normaldir.

3- Kan glikoz ölçümü

TİP 1 DİYABETİN KOMLİKASYONLARI

Ketoasidoz,hipoglisemi,insülin alerjisi,kilo kaybı veya kilo alımı,eklem ağrıları,hiperlipidemi,büyüme geriliği,katarakt,osteopeni,emosyonel bozukluk,nefropati,retinopati,nöropati vb tip 1 diyabette en çok görülen komlikasyonlardır.

DİYABETLİLERİN KULLANDIKLARI İNSÜLİN

1-Kristalize insülin; her öğünden 30 dk önce kristalize insülin yapılmalıdır. Kristalize insülini kullanan hastalar günde 4 öğün beslenmelidirler. Sabah , öğle, akşam ve gece öğünlerinde alınacak enerji eşit miktarda olmalıdır. Yani 2000kkal/gün enerji alan biri bir öğünde 500kkal eneji almalıdır. Toplam enerjinin %12-15’i proteinlerden , %50-60’ı karbonhidratlardan, % 25-30’u yağlardan gelmelidir.

2-Kristalize + NPH (MİXTARD) : Günlük toplam enerji 6 öğüne dağılacak şekilde alınmalıdır. Enerjin %25 ‘i sabah, %25’İ öğle ,% 25’ akşam öğünlerinden sağlanmalıdır. Kalan %25 enerji ise 3 ara öğüne eşit dağıtılarak alınmalıdır. Öğünler arasında 2.5-3 saatlik zaman farkı olmalıdır. Ara öğünler hastanın kan şekeri düzeyinin kontrolü açısından oldukça önemlidir bu yüzden ara öğünlerde karbonhidrattan ve proteinden besinler tüketilmelidir.

HİPOGLİSEMİ

Hipoglisemi kan şekerinin düşük olması demektir. ( 65 mg /dl ‘nin altı). Klinik algılama fonksiyonlarının bozulması ile karekterize bir durumdur. İnsülin kullanan hastalarda en çok görülen komplikasyondur. Baş dönmesi,uyuşukluk,baş ağrısı,bulanık görme,havale, konsantrasyon güçlülüğü en çok görülen belirtilerdir.

Hipogliseminin nedenleri arasında; az yeme,öğün atlama,egzersizde aşırıya kaçma,fazla dozda insülin kullanma, alkol alma yer almaktadır.

Hipoglisemi durumunda şuur açık ise oral yoldan şeker içeren içecekler,meyve suyu,biküvi verilir. Eğer şuur kapalı ise intra venöz yoldan deksroz veya glukagon verilir.

TİP 1 DİYABETTE BESLENME TEDAVİSİ

Diyabet tedavisinin ilk adımı beslenmeden geçer. Doğru bir beslenme programının uygulanması diyabette oldukça önemlidir. Bunun için beslenme ve diyet uzmanından alınan diyete uyulmalı ve belirli zaman aralıklarında kontrole gidilmelidir.

Diyabette optimal büyümeyi sağlamak,ideal vücut ağırlığını korumak, varsa fazla kilolardan kurtulmak,kan glikoz düzeyini normal düzeylerde tutmak ilk hedef olmalıdır.

ENERJİ; diyabette enerji alımı kısıtlanmamalıdır. Enerji ihtiyacı kişinin beden kitle indeksine göre hesaplanmalı, aşırı kilolu ise zayıflaması sağlanmalıdır. Günlük ortalama kilo başına 30-35kkal verilmelidir. Gelişme çağında olanlarda,gebelerde enerji miktarına dikkat edilmelidir.

PROTEİN: diyabetli bireylerin günlük protein ihtiyacı sağlıklı bir bireyin günlük protein ihtiyacına benzer miktardadır. Günlük enerjinin %12-15’ proteinden sağlanacak şekilde olmalıdır. %20’den fazla protein içeren diyetler uygulanmamalıdır. Verilen proteinin büyüme ve gelişmenin devamı için en az %50’si hayvansal kaynaklardan sağlanmalıdır. Nefropatisi ve mikroalbüminürisi olan bireylerde protein kısıtlaması yapılmalıdır.

YAĞ:diyabetli hastaların günlük enerjinin %25-30’u yağlardan sağlanmalıdır. Fazla yağ alımı plazma lipit düzeyini artırarak KVH riskini 3-4 kat artırmaktadır. Günlük kolesterol alımı 200 mg’ı geçmemelidir. Sıvı yağların tercih edilmesi ve yağların %10’undan azı doymuş yağalardan, %10’u çoklu doymamış yağlardan,diğer kalanı tekli doymamış yağlardan gelmesine dikkat edilmelidir.

KARBONHİDRAT: diyabetli hastalarda genelde karbonhidrat kısıtlaması yanlış bir uygulamadır. Daha çok karbonhidratın kaynağı önemlidir. Basit karbonhidrattan ziyade kompleks karbonhidratın tüketimi daha yararlı olacaktır. 130 g /gün den az karbonhidrat içeren diyetler uygulanmamalıdır. Karbonhidrat günlük enerjinin en az %50’si olacak şekilde alınmalıdır. Karbonhidratın azaltılması durumunda kan lipit düzeyi ve kolesterol düzeyi artacak buna bağlı olarak KVH riski oluşacaktır. Saf şekerler sınırlandırılmalı,polisakkaritler ve kompleks karbonhidratlar tüketilmelidir. Glisemik indeksi yüksek olan besinlerin tüketiminden sakınılmalı glisemik indeksi düşük besinler tercih edilmelidir.( glisemik indeks: vücuda alınan bir besinin kan glikoz düzeyini artırma potansiyelidir). Sükroz ve sükroz içeren ürünler tüketilebilir ama sükroz tek başına bir öğün olarak tüketilmemelidir. Aynı miktarda fruktoz aynı miktarda sükroz ve nişastaya göre kan şekerini daha az yükseltir. Bundan dolayı fruktoz kullanılabilir ama tatlandırıcılarda değilde doğal olarak meyvelerden alınmasında yarar vardır. Yine fruktozdan gelen günlük enerji %4’ü geçmemelidir. Bal,pekmez,reçel,çay şekeri gibi glisemik indeksi yüksek olan besinlerin tüketimi sınırlandırılmalı,tüketilecekse de uzmana danışarak hareket edilmelidir. Un ve undan yapılmış bütün ürünlerin tüketimine dikkat edilmeli ve daha çok tam buğday unu ile yapılmış kompleks karbonhidratlar tüketilmedir. Son zamanlarda hızla artan diyabetik ürünlerin birer ticari amaç güttüğü unutulmamalı, bu konuda beslenme uzmanına danışarak hareket edilmelidir.